su yalıtımı nasıl yapılır

Su yalıtımı, binaların uzun ömürlü olabilmesi, her türlü iç ve dış etkenlerden korunabilmesi için alınması gereken bir önlemdir. İzolasyon yapılmadığı takdirde binalara nüfuz eden yağmur, kar, nem ve yeraltı suları öncelikle taşıyıcı sistem ve diğer yapı elemanlarına zarar verebilir. Bu zarar hem kötü görüntü, hem de sağlıksız mekanların oluşmasına yol açar. Binalara nüfuz eden su, küf ve mantar gibi oluşumlara yol açabilir. Bütün bu nedenlerden dolayı, yapının belirli noktalarında kesinlikle su yalıtımı yapılarak tedbir alınmalıdır. Bu tedbirler temel için ayrı, teras çatı ve ıslak hacimler için ayrı şekilde alınır. Bu alanlarda su yalıtımı nasıl yapılır?

SU YALITIMININ AMACI

Su yalıtımı genellikle yapıları su ve rutubetten korumak amacı ile uygulanmaktadır. Bunun yanında, yapımızın taşıyıcı kısımlarında yer alan donatının paslanmasını ve taşıma kapasitesinin düşmesini engellemek, betonun bozulmasına ve çatlamasına engel olmak, binanın güvenliğini sağlamasının yanı sıra bakteri ve küf oluşmasına mani olmak ve suyun çatılardan veya tavanlardan damlamasını önleyerek sağlıklı ve konforlu ortamlar sağlamak maksadıyla yapılır.

Betonun kimyasal oluşum sürecinde oturmalar veya çeşitli nedenlerle oluşan kılcal çatlaklardan suyun girmesi, oksijen ve demirin reaksiyonu sonucu demir elementinde meydana gelen değişimler, paslanmaya neden olur. Demirdeki bu paslanma olayına ise korozyon denir.

Yapılardaki donatının korozyonuna ve bu korozyonun sürmesine neden olan 4 ana etken vardır;

  • Karbondioksit veya klorun neden olduğu reaksiyonlar sonucu donatı etrafındaki koruyucu pasivasyon tabakasının bozulması,
  • Betonun kılcal gözenekleri içinde dağılmış olan ve elektrolit görevi gören su,
  • Betonun gözeneklerinden içeri giren oksijen,
  • Önlem alınmadığı taktirde betonarmenin içinde gerçekleşen yoğuşma nedeniyle nemlenme.

TEMELLERDE VE PERDE DUVARLARDA SU YALITIMI

Yapı temelde, basınçlı veya basınçsız yer altı suları ile karşı karşıya kalır. Temel izolasyonunda sadece betonun kullanılması yerinde olmaz. İzole edilmemiş yerlerden yapının temeline nüfus edebilecek su korozyona neden olur ve yapının ömrünü kısaltır.

Yer altından gelen su, basınçlı veya basınçsız olmaksızın temelde su izolasyonu için kullanılabilecek en iyi metod “bohçalama metodu” dur. Bohçalama metodu, bina temelinin membran tabakası ile sarılmasıdır. Böylece herhangi bir noktadan yapının temeline nüfus edebilecek su engellenmiş olur. Kullanılan araç-gereç ise bitüm esaslı membrandır.

Uygulamaya başlamadan önce izolasyon tabakası hazırlanmalıdır. Bitüm esaslı membran tabakasının uygulanacağı yüzey temiz ve sağlam olmalıdır, pürüzlü olmamalıdır. Membranlar enlemesine ve boylamasına birbiri üzerine bindirilip şalümo ile eritilerek yapıştırılır. Bu tatbik perde duvarlarında da aynı şekilde uygulanmalıdır, böylece yapının temeli olası sızıntılara karşı izole edilmiş olur.

TERAS ÇATILARDA SU YALITIMI NASIL YAPILIR?

Kullanıma nazaran değişen, gezilen yada gezilemeyen teras çatılar vardır. Fonksiyonundan dolayı iki çatıda da farklı uygulama yapılır. Üzerinde gezilen çatılar çoğu zaman kullanım fonksiyonundan dolayı seramik kaplanır. Fakat seramik tek başına bir yalıtım öğesi oluşturmaz. Yalnız kullanımın yanında su ve kar şeklinde yükler de düşünülmelidir. Bundan dolayı su yalıtımı, alt katlarda ısı farklılıklarından dolayı beraberinde ısı yalıtımını gerektirir. Isı yalıtımının yaya trafiğine uygun olan veya olmayan teras çatı için de aynıdır. İki tür çatıda da en ağır yükü su ve kar yükleri oluşturacaktır. Teras çatılarda temelde olduğu gibi bitümlü membran kullanılabilir. Bitüm esaslı su yalıtım membranları iki kat olarak uygulanmalıdır. Isı yalıtımın sağlanması açısından ise köpük levhalar kullanılabilir. Ülkenin yada şehrin mevsimsel şartlarına bağlı olarak yağmur ve kar yükü göz önünde bulundurulmalıdır. Çatılara az da olsa eğim verilerek bu yük çatıdan atılmalıdır.

ISLAK HACİMLERDE SU YALITIMI NASIL YAPILIR?

Islak hacimleri banyo, mutfak ve balkon olarak nitelendirebiliriz. Su tesisatının gereksiniminden dolayı, suların döşemeye ve alt katlara zarar vermemesi amacıyla su yalıtımı yapılarak tedbir alınmalıdır. Su yalıtımı yapılmadığı takdirde duvar ve döşemelerde kabarma ve rutubet oluşabilir. Bu da yapı elemanlarına zarar verilen şeklinde taşıyıcı sisteme de zarar verebilir. Islak hacimlerde su yalıtımı programı yapılırken ilk olarak dökülen beton yüzeyler suya doyurulmalıdır ve yüzeyde pürüz olmamalıdır. Kullanılan en süregelen araç-gereç çimento temelli su geçirmez yalıtım malzemesidir. Suya doymuş betonun üstüne gerekli yükseklikte duvarlara da sürülecek şekilde uygulanır. İlk kat kuruduktan hemen sonra ikinci kat uygulanmalıdır. Döşeme kaplaması olarak fazlası vakit seramik yada fayans kullanılabilir. Bu döşeme malzemeleri de diğeri döşeme malzemelerine bakılırsa suya daha dayanıklıdır.

Yapılan su izolasyonu uygulamalarıyla hem yapı daha konforlu hem de daha uzun yaşamlı olur. Yapı kullanıldığı süre boyunca meydana gelebilecek hasarlar (küf,mantar,nem…) engellenmiş olur. Konforlu ve dayanıklı yapılarda yaşam sürdürmek istiyorsak tüm bu önlemleri almamız gerekmektedir.

DEPREME DAYANIKLI BİNALAR İÇİN İYİ BİR SU YALITIMI GEREKLİDİR

Deprem kuşağı üstünde olan Türkiye’de sıklıkla ortaya gelen irili ufaklı depremler nedeniyle, binaların radye asli ve perde betonlarında kılcal çatlaklar oluşur.

İmalat adımında yapılmış olan su yalıtımı programı vakit etkisiyle zarar görmüş ise, bu çatlaklardan gelişen hava ve nem, çatlak içindeki demir donatıyı süratle çürütür.

Sonraki sarsıntılarda, çatlak süresince çürüyen ve incelen demir donatı kırılır ve kopar. Bu amaçla binaların asli ve taşıyıcı betonarme perdelerine oluşturulan su yalıtımı, depreme karşı sağlam olmaları yönünden çok mühimdir.

Ülkemizde binalarda su yalıtımı hususu ile ilgili şimdilik bir yönetmelik yoktur. Bu amaçla su yalıtımı ürünlerinin seçimi ve uygulanması tamamen inşaat firmaları ve müteahhitlerin inisiyatifine kalmaktadır. Ve malesef bu hususta hatalı ve eksik programlar yapılmaktadır.

Özellikle binaların toprak altında kalan kısımlarının yalıtımında oluşturulan hataların, sonradan telafisi çok zordur. Bu husus genelde ihmal edilmekte; bundan dolayı donatılar zarar görmektedir.

Ülkemizde, binaların statiğinde çok mühim rolleri olan asli ve taşıyıcı perdelerin su yalıtımları ile ilgili, yalnızca içeriye su girmemesi hedefiyle program yapılmaktadır.

Halbuki binaların toprak altında kalan bu kısımlarına oluşturulan su yalıtımının görevi, ilk olarak donatıyı korumaktır.